Erzincan’ın Kemah ilçesinde asırlardır geleneksel yöntemlerle üretilen ve zengin mineral yapısıyla öne çıkan Kemah tuzu, doğal kaynaklardan elde edilen tuzlu suyun güneş altında buharlaştırılmasıyla sofralara ulaşıyor. Türkiye’de coğrafi işaret tescili bulunan Kemah tuzu için şimdi hedef, Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret alan ilk Türk tuzu olmak.
Kemah’taki doğal kaynak tuzu üretim tesisinde, dağlardan gelen tuzlu kaynak suları önce biriktirme havuzlarına alınıyor. Güneşin etkisiyle suyun buharlaşmasının ardından kristalleşen tuz, işçilerin sıcak hava altında yürüttüğü zahmetli çalışmalarla toplanıyor.
Geleneksel yöntemlerle sera ve havuzlarda üretilen Kemah tuzu, başta çevre iller olmak üzere İstanbul, Ankara ve İzmir’e gönderilirken, sınırlı miktarda yurt dışındaki tüketicilere de ulaştırılıyor.
Zengin mineral yapısıyla dikkat çeken Kemah tuzu, özellikle Erzincan tulum peyniri üreticileri, yaylacılar ve salamura ürün hazırlayanlar tarafından tercih ediliyor.

Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Alper Koçaker, Kemah tuzunun Erzincan’ın tescilli tulum peyniri ve balı gibi önemli yöresel ürünlerinden biri olduğunu belirtti.
Kemah tuzunun binlerce yıllık geleneksel üretim yönteminin günümüze kadar ulaştığını ifade eden Koçaker, Türkiye’deki coğrafi işaret sürecinin tamamlandığını ve Avrupa Birliği nezdinde de gerekli başvuruların yapıldığını söyledi.
Koçaker, Türkiye’den bugüne kadar Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili almış herhangi bir tuz bulunmadığını belirterek, Kemah tuzunun bu alanda bir ilk olması için çalışma yürüttüklerini kaydetti.
Kemah tuzunun doğal mineral içeriğine de dikkat çeken Koçaker, tuzda doğal olarak magnezyum, flor ve iyot miktarının yüksek olduğunu, insan metabolizması açısından önem taşıyan bazı iz elementlerin de bu tuzda bulunduğunu ifade etti.

Üretim hızının artırılması ve hijyenik şartların korunması amacıyla cam seralarda da tuz üretimi gerçekleştiriliyor. Seralarda güneşin etkisiyle kaynak suyunun daha kısa sürede buharlaşması sağlanıyor.
İşletme sahibi Metin Tanrıkulu da kaynak suyunun yoğunluğunun artırılarak kristalizasyon havuzlarına aktarıldığını ve güneşin etkisiyle yaklaşık 3-4 gün içerisinde tuz elde edildiğini söyledi.
Kemah’taki üretim sisteminin farklılığına dikkat çeken Tanrıkulu, “Domatesin serası dünyada her yerde var ama tuzun serası dünyada bir tek Kemah’ta var. Geleneksel üretim modeliyle modern bir şekilde tuz üretiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kemah tuzuna yurt içi ve yurt dışından yoğun talep olduğunu belirten Tanrıkulu, mevcut üretimin büyük ölçüde iç piyasaya yönlendirildiğini, bu nedenle yüksek miktarlı ihracat taleplerine henüz cevap verilemediğini ifade etti.
Kemah tuzunun Avrupa Birliği coğrafi işaret başvurusunun kabul edildiğini de belirten Tanrıkulu, sürecin tamamlanmasıyla ürünün Avrupa’da da Türkiye’nin yerel ve tescilli değerlerinden biri olarak tanınmasını beklediklerini söyledi.