Elen: “Mevlid’i Anmanın Asıl Amacı O’nun Ahlakını Hayatımıza Yansıtmaktır”
Erzincan İl Müftü Vekili Rahmi Elen, 24 Ağustos 2026 Pazartesi günü idrak edilecek Mevlid Gecesi münasebetiyle mesaj yayımladı. Elen, mesajında Hz. Muhammed’in (s.a.v.) dünyaya gelişinin insanlık tarihindeki önemine dikkat çekerek, Mevlid Gecesi’nin yalnızca anma ve kutlama vesilesi değil, Peygamber Efendimizin örnek hayatını ve güzel ahlakını yeniden hatırlama ve hayatımıza aktarma fırsatı olduğunu vurguladı. “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın (ﷻ) adıyla” ifadeleriyle başlayan mesajında Rahmi Elen, 24 Ağustos 2026 Pazartesi akşamının Mevlid Gecesi olduğunu belirterek, bu gecenin Hz. Peygamber’in kamerî takvime göre doğduğu gece olduğunu ifade etti.
Hz. Muhammed’in (a.s.) Rebîülevvel ayının on ikinci Pazartesi gecesi Mekke’de dünyaya geldiğini belirten Elen, insanlık tarihinin en önemli olaylarından birinin Peygamber Efendimizin kutlu doğumu olduğunu kaydetti.
“İnsanlık büyük bir karanlık içerisindeydi”
Hz. Peygamber’in dünyaya geldiği dönemde insanların değer ölçülerini yitirdiğini ve yollarını şaşırdığını ifade eden Elen, o dönemin toplumsal yapısına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Hz. Peygamber, kamerî aylardan Rebîu’l-evvel ayının on ikinci Pazartesi gecesi Mekke’de dünyaya gelmiştir. İnsanlık tarihinin en önemli olaylarından birisi, O’nun kutlu doğumudur. Çünkü O’nun dünyaya geldiği dönemde insanlar her türlü değer ölçülerini yitirmiş, yollarını şaşırmışlardı. Küfür ve haksızlık gönülleri karartmış, Allah’a giden yoldan uzaklaştırmıştı. Sosyal hayat bozulmuş, ahlâk tamamen kokuşmuştu.”
Kadınların itilip kakıldığını, kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğünü ve toplumda can ve mal güvenliğinin büyük ölçüde ortadan kalktığını belirten Elen, dünyanın birçok bölgesinin kanlı çatışmalara sahne olduğunu ifade etti.
Elen, “Cihanın ıslâhı bir peygamberin gönderilmesine muhtaçtı. Bütün ümitler, Yahudi ve Hristiyan dinlerinin müjdelediği âhir zaman peygamberine yönelmişti. Bütün dünya karanlıklar içinde, bu kurtarıcının gelmesini dört gözle bekliyordu” ifadelerini kullandı.
Hz. Muhammed’in (s.a.v.) böyle bir dönemde dünyaya geldiğini belirten Elen, onun doğduğu gecenin insanlık için yeni ve aydınlık bir dönemin başlangıcı olduğunu vurguladı.
“Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi”
Peygamber Efendimizin gönderilişini Allah’ın insanlığa sunduğu en büyük nimetlerden biri olarak nitelendiren Elen, Kur’an-ı Kerim’de Âl-i İmrân Suresi’nin 164. ayetinde yer alan ifadeleri hatırlattı.
Elen, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle ‘O, âlemlerin Rabbinden, âlemlere rahmet olarak gönderildi.’ Hz. Peygamber, yirmi üç yıllık peygamberlik dönemi boyunca putperestliğin yerine tevhidi, zulmün yerine adâleti, düşmanlığın yerine kardeşliği, sürtüşmenin yerine dayanışmayı getirme gayreti içinde olmuştur. Toplumda barışın hâkim olmasını hedeflemiştir.”
Hz. Peygamber’in doğruluk, nezaket, güvenilirlik, adalet, hoşgörü ve cömertlik gibi güzel ahlaki davranışlarıyla insanlara örnek olduğunu belirten Elen, kan davası, gasp, soygun, şiddet, intikam, kin, içki, kumar, hırsızlık, yetim malı yemek, yalan, gıybet, çekememezlik ve koğuculuk gibi toplumun huzurunu bozan davranışlarla da mücadele edildiğini ifade etti.
“Cahiliye döneminin yerine barış ve huzur geldi”
Hz. Peygamber’in vahyin ışığında ve örnek kişiliğiyle ekonomik, sosyal, kültürel ve ahlaki alanlarda önemli değişimler gerçekleştirdiğini belirten Elen, “cahiliye” olarak nitelendirilen dönemin sona erdirilerek yerine barış ve huzurun hâkim olduğu yeni bir toplum oluşturulduğunu kaydetti.
Elen, mesajında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bütün bu faaliyetlerin sonucu olarak, vahyin ışığında, mükemmel kişiliğiyle ekonomik, sosyal, kültürel ve ahlâkî alanlarda gerçekleştirdiği faaliyetler sayesinde ‘cahiliyye’ olarak nitelendirilen ve temel özellikleri; bilgisizlik, putperestlik, kabîle asabiyeti, zorbalık, zulüm, haksızlık, başıbozukluk, merkezî otoriteden yoksunluk, adaletsizlik, barış ve nizamdan uzak bir hayat, çocukları öldürmek, vahşice hareketler, kan davası gibi davranışlar olan bir dönemi kapatarak yerine barış ve huzurun hâkim olduğu yepyeni bir toplum oluşturmuştur.”
“Farklı inanç gruplarına hoşgörü örneği gösterdi”
Hz. Peygamber’in gayrimüslimlere dini, hukuki ve adli özerklik tanıdığını belirten Elen, farklı dini ve kültürel grupların bir arada yaşayabileceğini gösteren önemli bir model ortaya koyduğunu söyledi.
Elen, “O, gayr-i müslimlere dînî, hukûkî ve adlî özerklik vererek, kültürel kimliklerini korumalarına müsaade etmesi ile çok sayıda dînî, kültürel grubun bir arada yaşayabileceğinin en güzel örneğini göstermiştir. Bu davranışı ile ayrıca hoşgörünün gelişmesine öncülük etmiştir. Bu tutumu daha sonraki yüzyıllarda Müslümanlar için örnek olduğu gibi, öteki medeniyetler için de bir model teşkil etmiştir” dedi.
“İnsanlığın sünnete ihtiyacı var”
Hz. Peygamber’in öğretilerinin sonraki dönemlerde Müslümanlar tarafından uygulanarak insanlığa örnek olmaya devam ettiğini belirten Elen, günümüzde de Hz. Peygamber’in tebliğ ettiği ilahi mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan sünnetine ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
İslam’ın yalnızca Kur’an’dan ibaret olmadığını dile getiren Elen, Hz. Peygamber’in şahsında açıklanan ve hayata geçirilen dinin, onun öncülüğünde kurumsallaştığını belirtti.
Elen, “Hz. Peygamber olmadan, Kur’an’ı anlamak, dini tam olarak uygulamak mümkün değildir. Ayrıca, Kur’an’ı açıklama ve yürürlüğe koyma yetkisini Peygamber’e tanımak ya da tanımamak, insanlara değil, yalnızca Allah’a ait bir yetkidir. Bu yetkiyi, Peygamberine bizzat Cenâb-ı Hak tanımıştır” ifadelerini kullandı.
Hz. Peygamber’in risalet görevini insanlığa ulaştırmak ve bu doğrultuda bir toplumsal yapı oluşturmak amacıyla hareket ettiğini belirten Elen, onun söz ve uygulamalarının dinî hükümlerin anlaşılması açısından önemli bir kaynak olduğunu ifade etti.
“Güzel ahlakla yoğrulmuş hayat tecrübesine ihtiyacımız var”
Hz. Peygamber’in “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” sözünü hatırlatan Elen, Peygamber Efendimizin hayatının ve güzel ahlakının günümüzde daha iyi anlaşılması gerektiğine dikkat çekti.
Elen, “Sevgili Peygamberimizi, O’nun güzel ahlâkını, davranış ve uygulamalarını, gelişen dünya şartlarına yön verecek, insanlığın problemlerine çözüm getirecek Kur’an-ı Kerim zenginliği ile yeniden tanımalı ve tanıtmalıyız” dedi.
Hz. Muhammed’in insanları tek Allah’a iman etmeye davet ettiğini ve sevgi, şefkat ve fazilet temelinde bir İslam topluluğu oluşturduğunu belirten Elen, Peygamberimizin başarısının insanları en güzel yöntemlerle iyiliğe davet etmesinden kaynaklandığını ifade etti.
“Mevlid’i anmanın asıl amacı hayatımıza yansıtmaktır”
Mevlid Gecesi’nin yalnızca mevlid okumak, ilahiler söylemek ve kandil simidi dağıtmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Elen, bu gecenin asıl amacının Hz. Peygamber’in evrensel risaletini, yüksek ahlakını, faziletini, adaletini ve doğruluğunu hatırlamak olduğunu söyledi.
Elen, “Sevgili Peygamberimizin doğumunu anarken, yalnız mevlid okumak, ilâhiler söylemek ve kandil simidi dağıtmak yeterli değildir. O’nun doğumunu anmaktan asıl maksat, evrensel olan risâletini, yüksek ahlâkını, fazîletini, adalet ve doğruluğunu hatırlamak ve bunları hayatımızda uygulama azmini tazelemektir” ifadelerini kullandı.
Yüce Allah’ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ulaşmanın Hz. Peygamber’in yolundan geçeceğini belirten Elen, Âl-i İmrân Suresi’nin 31. ayetini de hatırlattı:
“De ki: ‘Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.’”
“Birlik ve beraberliğe vesile olsun”
Erzincan İl Müftü Vekili Rahmi Elen, mesajının sonunda Mevlid Gecesi’nin İslam dünyası ve insanlık için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
Elen, “Mevlid Gecesi’nin Peygamber Efendimizin örnek hayatını rehber edinmemize ve O’nu doğru anlamamıza, mazlum durumunda olan kardeşlerimizin selamete ermesine, İslâm âleminin birlik ve beraberliğine vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum” ifadeleriyle mesajını tamamladı.